...-
Profesör Riedel, Nietzsche bugünü nasıl etkiliyor?
Riedel: Bu Avrupa'nın kökenleri ve bireysel yaşam
biçimi olarak felsefenin sorunudur. Hegel'in ölümünden
sonra insanla ilgili soruların aşılmış olduğu sanılıyordu;
Filozoflar uzman oldular, onlar da zaten öyle istiyorlardı.
Ve bugüne kadar bu böyle devam etti. Oysa Nietzsche,
filozofun esas görevini kurtarmak istiyordu.
...-
Bunu nasıl kavradı?
Riedel: Nietzsche'ye göre bir filozofun iki yüzü
vardı: biri kendisi, diğeri başkaları için. Ama
o hâlâ neredeyse salt tarih eleştirmeni ve psikolog
olarak bilinmekte. Ayrıca denetleyerek vicdanın
derinliklerine kadar iner. Varolmanın gizlerini
ozansı bir biçimde dışa vurmaya çalışan birini hiç
kimse tanımaz.
...-
Neden?
Riedel: Onu filozof olmaya iten tepki oldukça iyi
gizlenmişti. Basel'deki profesörlük döneminden kalma
yazılarında onu bulabiliriz. Nietzsche'nın yalnızca
Greklerle değil, doğu felsefesiyle olan yakınlıklarıyla
da ilgilenmesine çok şaşırmıştım.
...-
Ne tür ilişkilerdi bunlar?
Riedel: Eski belgelerde, Buda'nın Dionysos ile bir
paralellik oluşturduğunu keşfetmişti. Tabii buradan
da İranlı din bilgini Zarathustra'ya (Zerdüşt) ulaşır.
Hatta bir söylenceye göre Zerdüşt Atina'da Sokrates'in
karşısına çıkar ve ölümle yargılanabileceğini söyler.
Nietzsche Avrupa ve Asya arasında yaşanan bu tür
ilişkilerin izinden gitmişti.
...-
Hangi hedefle?
Riedel: Tekniksel olarak organize edilmiş kitle
demokrasisinde, bireyselliğin yeni anlaşılmış zihinsel
bir özgürlük olarak ortaya çıkması gerektiği kanısındaydı.
Fakat birçok ütopyacının aksine, dünyada eski sorunların
da devam edeceğini biliyordu.
...-
Bu biraz içrek (batıni) bir öğreti gibi çınlamakta.
Riedel: Evet biraz ilgisi var. Nietzche Grek'lerin
trajik bilincini, acıların günahlarla ilişkilendirilmediği
Buda felsefesiyle bağlıyordu. Hristiyanlığa saldırmasının
nedeni de buydu.
...-
Fakat neden bu öğreti?
Riedel: Üstinsan terimiyle Nietzsche şu sorulara
cevap arar: İnsan nasıl yaşamalı? İnsanlık nasıl
yaşayabilir? Bana göre, onun evrensel düşüncesi
ulusların ve kültürlerin uzlaşmasını hedeflemekte.
...-
Söyledikleriniz, meslektaşlarınızı bile şaşırtabilir.
Fakat geçtiğimiz yüzyılda birçok "Nietzche resimleri"
vardı: Disiplin ustası, isyancı ve bireyci...
Riedel: ... veyahut da irrasyonel ütopyacı. Ve galeri
burada tamamlanmıyor kuşkusuz. Yıpratılmaya çalışılmış
olması aslında yalnızca onun tarihsel büyüklüğünün
ispatıdır. Bir NS propaganda resminde Nietzsche
bir geçit töreninde yürürken bile gösterilmiş. Bu
tür uygunsuzluklar, Nietzsche'nın, 1945 sonrası
Alman komünistlerince Nazi düşünürü olarak algılanmasına
neden olmuştu.
...-
Yeniden birleşme süreci içinde bu "lehte ve aleyhte"
olan öneriler temizlenmedi mi?
Rieder: Hayır. Weimer'deki Nietzsche evindeki belgeler
1945'e kadardır ve DDR düşmanlığını barındırır.
Ve şu sıralar devam eden sergide kız kardeşinin
Hitler'le çekilmiş bir fotoğrafına da yer verilmiş.
...-
Yazılarında "güçlü ırk" veya "üstün sarışın" gibi
terimler var.
Riedel: Bu sözcüklerle yaşadığı çağı eleştirmeyi
amaçlamıştır. Hemen hemen hepsi kadınlar hakkındaki
düşünceler ve Bismarck'a karşı verdiği savaşıma
benzer bir biçimde tekrarlanmıştır. Güç isteği üzerine
kurulu düşüncesi, bireysel olarak tüm devlet otoritelerine
karşı alınmış bir tavırdır. Politik güçle hiçbir
ilgisi yok bunun.
...-
Neden öyle yorumlandı peki?
Riedel: Bağlantıların çarpıtılabilmesi için. Güç
isteği "Zarathustra"da "Von der Selbst-Überwindung"/"
Kendini aşma üzerine" adlı bölümde yer alır. İşte
burada, her bireyin dünyadaki en güçlüyü nasıl yenebileceğiyle
ilgilenen farklı bir Nietzsche konuşur.
...-
Birçok insanın mantık ve mutluluk reçeteleri aradığı
günümüzde bu aşamalar biraz fazla değil mi?
Riedel: Nietzche her zaman huzursuzdu. Uzun bir
süre Avrupa'daki iç savaşın diyagnozcusu olmuştu.
İdeolojik savaşların Avrupa'yı bir felâketin kenarına
sürükleyeceğini görüyordu. Gelecekte onun evrensel
düşüncesini anlamaya çalıştığımızda ondan bir şeyler
öğrenebiliriz Eğer ki Avrupa dünyada uzlaşmayı sağlamak
istiyorsa, o zaman geçmişiyle hesaplaşması gerekir.
Ve bu süreç bireylerde başlamalıdır.