Charles Darwin, 19. yüzyılda ortaya koyduğu Evrim Teorisi ile sadece biyolojinin değil; felsefenin, hukukun ve sosyolojinin de temellerini sarsmıştır. Bu makalede, HMS Beagle yolculuğundan Doğal Seçilim yasasına, Nietzsche ile kesişen felsefi düzlemden modern genetik bilimine uzanan kapsamlı bir analiz sunuyoruz.
Giriş: Kopernik’ten Sonraki En Büyük Devrim
İnsanlık tarihi boyunca bizi evrenin merkezinden eden iki büyük bilimsel devrim yaşanmıştır. İlki, Dünya’nın evrenin merkezi olmadığını gösteren Kopernik devrimiydi. İkincisi ve belki de daha sarsıcı olanı ise insanın “yaratılışın efendisi” değil, doğanın sıradan bir parçası olduğunu kanıtlayan Charles Darwin devrimidir.
1859 yılında yayımlanan Türlerin Kökeni (On the Origin of Species), sadece bilimsel bir tez değil, insanlığın kendine bakışını değiştiren bir manifesto niteliğindedir. Bugün hukuktan psikolojiye, yazılımdan (Genetik Algoritmalar) tıbba kadar her alanda Darwin’in izlerini görmek mümkündür.
1. Genç Bir Doğabilimcinin Yolculuğu: HMS Beagle
Charles Robert Darwin, 1809’da İngiltere’de doğduğunda, dünya “sabit türler” inancına sahipti. Her canlının bugünkü haliyle, değişmeden var olduğuna inanılıyordu. Ancak Darwin’in kaderi, 1831 yılında HMS Beagle gemisine binmesiyle değişti.
Beş yıl süren bu yolculukta, Güney Amerika kıyılarından Avustralya’ya kadar binlerce örnek topladı. Ancak asıl aydınlanma, Pasifik Okyanusu’ndaki volkanik adalar grubu Galápagos‘ta yaşandı.
Galápagos İspinozları ve Değişimin Kanıtı
Darwin, bu izole adalarda yaşayan ispinoz kuşlarının (finches) ana karadaki türlere benzediğini, ancak gagalarının şaşırtıcı derecede farklı olduğunu fark etti.
- Sert tohumların olduğu adada kuşların gagaları kalın ve kütleşmişti.
- Böceklerin bol olduğu adada ise gagalar ince ve sivriydi.
Bu gözlem, Darwin’i o tehlikeli fikre götürdü: Türler sabit değildir; çevre şartlarına göre değişir ve yeni türlere dönüşür.
2. Doğal Seçilim: Doğanın Kör Saatçisi

Darwin’in teorisinin kalbi “Doğal Seçilim” mekanizmasıdır. Bu mekanizma, herhangi bir bilinçli müdahale olmaksızın, tamamen doğa yasalarıyla işleyen bir eleme sürecidir. Üç temel üzerine kuruludur:
- Varyasyon (Çeşitlilik): Bir popülasyondaki bireyler birbirinin kopyası değildir. Boy, renk, hız gibi özelliklerde farklılıklar gösterirler.
- Kalıtım: Bu özelliklerin çoğu ebeveynlerden yavrulara genetik (Darwin zamanında bilinmese de) yollarla aktarılır.
- Rekabet ve Seçilim: Kaynaklar sınırlıdır. Çevreye en iyi uyum sağlayan (en güçlü olan değil, en uyumlu olan) hayatta kalır ve genlerini sonraki nesle aktarır.
“Ne en güçlü olan tür ayakta kalır, ne de en zeki olan… Değişime en çok adapte olabilendir hayatta kalan.” — (Darwin’e atfedilen bu söz, aslında Leon C. Megginson’un Darwinizmin özetidir.)
3. Darwin ve Nietzsche: Biyoloji ile Felsefenin Çarpışması
Sitemizin arşivinde bu konunun /nietzsche/ klasörü altında yer alması tesadüf değildir. Darwin’in biyolojik olarak kanıtladığı şeyi, Friedrich Nietzsche felsefi olarak ilan etmiştir: Eski metafizik değerlerin çöküşü.
Darwin, insanın kökenini gökyüzünden alıp yeryüzüne (hatta mikroskobik bir çorbaya) indirdiğinde, Nietzsche’nin “Tanrı Öldü” (Gott ist tot) söylemine bilimsel bir zemin hazırlamıştır. Eğer insan özel bir tasarımla yaratılmadıysa, o zaman evrensel ve değişmez ahlak yasaları da sorgulanabilir hale gelir.
Darwin’in biyolojik olarak yıktığı bu duvarları, felsefi düzlemde balyozla döven bir diğer isim de şüphesiz Friedrich Nietzsche olmuştur; zira o, insanın hayvandan üstinsana giden bir köprü olduğunu savunur
Ancak bir ayrım vardır:
- Darwin: Değişimi “rastgele” ve “yönsüz” görür. Evrimin bir nihai amacı (telos) yoktur.
- Nietzsche: İnsanın aşılması gereken bir varlık olduğunu savunur ve “Üstinsan” (Übermensch) hedefini koyar. O, evrimsel sürece bir “istenç” (Güç İstenci) katmaya çalışır.
4. Evrim ve Hukuk: Sosyal Darwinizm Yanılgısı
Backlink aldığımız Türk Hukuk Sitesi bağlamında, Darwinizmin hukuk felsefesindeki (yanlış) yansımalarına değinmek kritiktir. 19. yüzyılın sonlarında Herbert Spencer gibi düşünürler, “Doğal Seçilim” ilkesini toplumlara uyarlayarak “Sosyal Darwinizm” akımını doğurdular.
Bu görüş, “Güçlü olan toplumlar zayıf olanları ezer ve bu doğaldır” diyerek sömürgeciliği, ırkçılığı ve vahşi kapitalizmi meşrulaştırmaya çalıştı. Oysa bu, bilimsel bir gerçekliğin (olanın), ahlaki bir norma (olması gerekene) dönüştürülmesidir ki felsefede buna “Doğalcılık Yanılgısı” (Naturalistic Fallacy) denir.
Modern hukuk sistemleri, biyolojik olarak “zayıf” olanı korumayı, sosyal adaleti sağlamayı hedefler; yani bir bakıma, vahşi doğal seçilime karşı medeni bir kalkan oluşturur. Darwin’in teorisi bize biyolojik geçmişimizi anlatır, ancak ahlaki geleceğimizi belirlemez.
5. Modern Sentez: Mendel’den DNA’ya

Darwin’in teorisindeki en büyük eksiklik, özelliklerin nesilden nesle nasıl aktarıldığını bilmemesiydi. O dönemde Gregor Mendel’in bezelye deneyleri henüz keşfedilmemişti.
- yüzyılda genetiğin keşfiyle Darwin’in teorisi ile Mendel’in yasaları birleşerek **”Modern Sentez”**i oluşturdu. 1953’te Watson ve Crick’in DNA’nın çift sarmal yapısını çözmesiyle, evrimin moleküler mekanizması tamamen aydınlandı.
Artık biliyoruz ki evrim, sadece fosillerde değil, hücrelerimizin çekirdeğindeki ATCG harfleriyle yazılmış kodlarda da saklıdır.
6. Sonuç: Evrenle Bağımız
Charles Darwin, egosentrik dünya görüşümüze indirdiği darbeye rağmen, bize çok daha büyük bir hediye vermiştir: Bağlılık hissi.
Evrim teorisi sayesinde, bahçemizdeki ağaçla, evimizdeki kediyle ve okyanustaki balinayla akraba olduğumuzu biliyoruz. Yaşam, milyarlarca yıldır süren tek ve devasa bir akıştır. Ayrıntı Dergisi olarak, bilimin bu en büyük anlatısını, felsefi ve sosyal katmanlarıyla incelemeye devam edeceğiz.
Kaynakça ve İleri Okuma
- Darwin, C. (1859). Türlerin Kökeni (On the Origin of Species). (Çev. Öner Ünalan). Evrensel Basım Yayın.
- Nietzsche, F. (1882). Şen Bilim. (Çev. Ahmet İnam). Say Yayınları. (Tanrı’nın ölümü ve Darwinizm eleştirisi üzerine).
- Dawkins, R. (1976). Gen Bencildir (The Selfish Gene). Kuzey Yayınları. (Modern evrimsel sentez ve genetik).
- Futuyma, D. J. (2005). Evolution. Sinauer Associates. (Akademik biyoloji referansı).
- Mayr, E. (2001). Evrim Nedir?. Say Yayınları.





